Lilypie First Birthday tickers

Lilypie First Birthday tickers
Showing posts with label mutluluk. Show all posts
Showing posts with label mutluluk. Show all posts

Jun 10, 2011

Spontane yasamak...


En cok sevdigim huyumdur, spontane yasamak...Gecenin 4 unde hadi kampa gidelim demek...Yada durup dururken tasinmak, yada evin seklini degistirmek, yada can sikintisi ile kendini sokaga atip saatlerce yurumek hatta yolda biri ile tasinip arkadas olmak. Vesaire vesaire...
Anne olduktan sonra degil spontane yasamak, plansiz, programsiz yasayamaz oldum...Her aksam baby J uyuduktan sonra, salondaki oyuncaklar ayaklarima dolansada onlari toplamayi erteliyerek direk backpack'ime kosup temiz bir kiyafet, hatta kapisonlu bir mont, 6 bez, bilmem kac silinme mendili(baska nasil soylenir), bir ince battaniye yolda uyursa diye, bir kalin battaniye, aniden kar mar yagar mazallah diye...Sapkasi, osu pusu derken al sana kocaman bir canta, zaten hasmet mahaplari arabasina oturmuyor, tum gun sling'in icinde memeye yapisik, bide sirt cantasi, belim kopuyor...Neyse konuyu saptirmayayim...Spontane diyorduk degilmi....Bu ozgurlugume cocuklu bir anne olarak bir daha kavusamayacagimi biliyorum, ama ucundan azcik da olsa icimde umut var, ozellikle pasam biraz daha palazlanip, etraftan anlar olmaya basladiktan sonra ipimi tutana ask olsun...
Iste bugun o gunlerden biri idi...Halbuki daha carsamba gunu sevgili Gul ve Cihan ile bulusmamizda, disleri yuzunden devamli aglamis, Gul ile iki cift sohbet edememistik...Ama disarda hava muhtesem otesi iken, kuslar civil civil oter iken, evimin onundeki asirlik agaclar, yesilin dibine vurmusken ben evde kalamazdim...
Bugun oglumla spontane gelisen uzun bir yuruyuse ciktik...Uc saat surdu, yaklasik ilk 15 dakikasi pusetinde gecti, ancak hic dinmeyen bir ciyaklama sonrasi, uzerimde hazir bulunan sling'in icinde yerini aldi pasam...Bir yumruk agizda, salyalari sacarak, bir taraftan sokaklardaki arabalari seyrederek yuruyus yaptilar beyefendi...Sonra Bossom Babies'e ugradik, Mai Tei slinglere hayran kaldik, daha hafif, daha az kumas bu sicak gunlerde cok isime yarardi diye dusundum ancak fiyat biraz tuzlu 130 canada dolarcigi...Gerci heryere oglumla yaka ignesi yada bros olarak gittigimizden bide sirt cantasi gibi oglani arkana atarak kullanabilecegimden ve ayrica 35 pound'a kadar bebek tasiyabilecegimden dusunmuyorda degilim.Hani nerdeyse kadina "taksit yapiyormusunuz?" diyecegim geldi...Turkiye'de olsak 48 bin esit parcaya bolerlerdi ucreti heralde...
Donusumuz vicik vicik ter icinde olsada, hatta gozumuzden uyku aksada genede sling'in icinde kalarak gecti...Pistiimmmm....Ama eve vardim, hatta diet kola bile ictim, icim yandi cunku...
Ve bir spontane gun gecirmis olmanin huzuru icindeyim, ayaklarim yorgun, pilates topunun uzerinde dinleniyor, elimdede sevgili esimin memleketi El Salvadora has Tamarind meyve suyu var,(ben yaptim:)) birazdan onun beni daha iyi anlamasini saglamak icin arayip buldugu harika bir cd seyredicez.Adi 'pardon my post-partum depresion'....
Ay ne kadar sansliyim...

May 3, 2011

Anne(m) olmak...


Hayat zorlasir bazen, ustune ustune gelir, banada oluyor tabii olmuyor degil...Anne olmak kolay zanaat degil, kendini otelemek, ya geri ya ileri, bulamamak o hayat karmasasinda, hatta unutmak...
Neydim, nelerden hoslanirdim, nerelere giderdim, ne hayallerim vardi, gec arkadasim bunlari, oyle hayal mayal kalmadi kendinle ilgili, pirinc tanen rahme dustugunden beri, sen yoksun artik, tum hayallerin, gelecek planlarin, arzularin, birikmislerin, birikimlerin artik onlarin sahibi o minik pirinc tanesi...Varsin olsun...Cunku artik o pirinc tanen senin yasam kaynagin...
Tek luksun cikolatadir bundan gayri (benim icin)...Oda kendimi bir sekilde enerji veriyor, sut yapiyor diye kandirarak yaptigim en tatli kacamak...Bugun aksam oldugunda ogle yemegini atlamis oldugumu anladim, sira aksam yemegindeydi, sagolsun kocam tavuksal bir yemek siparisi vererek yemek pisirme isinden kurtardi beni...Ama Baby J'in banyosu, masaji, saci, bezi, odasi vs.vs.vs derken aksam yemeginide gecistirirken buldum kendimi, sonra bir oturusta neredeyse yarim tavuk yiyecektim ki gunluk sagilan sutumun pirinc taneme yetmedigini, daha fazla daha fazla ciyaklamarini duyar duymaz anladim, acligimi bir kenara itip, emzirmeye basladim...
Simdi babasi uyutuyorda bende iki satir sizlerle paylasiyorum.

Annem olmak dedim ya baslikta...Annem olmak zormus...Anneligimi seninle kiyasladim, olmadi, sana yetisemedim, sabrina asla yetisemem, sevkati zaten senden almisim Annem,o minik gozlerde seni gormek her gun her dakika, seni ogretiyor bana...Dikis ignelerinin parmaklarinda actigi delikleri hatirlatiyor, hergun oksadigim kusursuz parmaklar, olsaydin diyorum, olsaydin kuytumda, kuytumuzda, koklasaydin pirinc tanemi, bizde seni icimize cekseydik doya doya...Sana birakip kendimi, oglumu, bulmaya gitseydim kaybettigim beni...Sizi gorseydim, yasayamadigin torun sevgini, bir elinde cigaran, bir elinde pirinc tanem, parka giderken seyretseydim sizi arkanizdan...Kalbim pir pir olmazdi, sen varsinya beni de, bizi de sen korurdun nasil olsa...Soyle bir biraksaydim kendimi sana, kollarina, ve hayata...
Annem olmak, cok zor...Anne olmaktan da zor...
Anneler gunun kutlu olsun manolya kokulum...


ps:gecmisimde bir HAYVAN vardi, annemin butun resimlerini yedi, elimde kalan bir kac fotosu bunlar, temcit pilavi gibi ayni resimleri koyuyorum annem soz konusu olunca ama napim elimde kalanlar bunlar...

Feb 14, 2011

Kiymetlilerim...14 Subat...


Artik hic bir seyin onemi yok, senden benden asktan baska...
Sen ki gonlume en buyuk tahti kuran, "o" ki o tahti yaradan, ve bunlardan ask dogan...Sizden baska anlam yok hayatimda...
Uykusuzluga ragmen gozlerimi gozlerinden alamadigim yeni hayat, kokunu yeterince icime cekemedigim, yuzunun her manasinda askimi, annemi, babami gordugum ey kiymetlim, senden baska anlam yok hayatimda...
Bu nasil bir duygudur, kelimeler yetersiz, bu nasil ask, bu nasil bir kokudur, gerisi bos...
Bir sen bir ben birde ask...Baskada bir sey istemem daha...

Feb 3, 2011

Buda benim Dogum Hikayem

Telefondaki ses, yarin sezeryan randevunuz var, saat sabah 11 de hastanede olun, ha bu arada gece 12 den sonra bir sey yemeyin ve icmeyin lutfen...
Beynim bir anda idrak etmedi, tamam 38 haftalik gebeydim, bebegim henuz donmemisti ve ben dondurme isleminin tam esiginden donmustum, istememistin, cocugumla oynasinlar...Da buda biraz cok erken oldu, ben daha ruhsal olarak kendimi hazirlamamistim ki bu ameliyata, birde ustune ustluk Rey aksam eve gelince tarihi beyenmedigini 20 ocagin daha iyi olacagini soyleyince bendeki hormonlar He-man etkisiyle agzimdan salyalar kulaklarimdan dumanlar cikarak ne soyledigim anlasilamayan sozcukler halinde yatak odamin duvarlarina carptilar.Ikimizde soktaydik...Hatta ucumuz...
O aksam yanlizligimizi kutlarcasina birbirmize sarildik, koklastik, son aksam yanlizligimizin tadini cikardik, gerci aramizda hep oglumuzu hayal ettik, ikimizinde koynuna sokulacagi anlari hayal ettik...
Sabah cok cabuk oldu, gun cok cabuk gecti, tahliller, tetkikler, orama burama batan igneler, curuyen kollar arasinda beni duruma motive eden tek sey, karnima bagli aletten duydugum oglumun kalp atislari idi...
Korkuyordum, cok korkuyordum...Bir saat gecmesine ragmen anestezist bilmemkac tane denemeden sonra serum takacak bir damar bulamamisti...Sonunda uyusturdu kollarimi ve hasince buldu bir damar...Yeyyyy zafer kazanmiscasina sevindim, igneden cok korkarimda ben...Daha bitmedi, simdi sirada belime yapilacak spinal vardi, ameliyat icin, zavalli filipinli hemsirenin iki kolununda morartmisim sikmaktan...Bana Turkiye nasil bir yer diye soran, aslinda dikkatimi baska noktaya cekmeye calisan bebek hemsiresine ogle bir cevap vermisimki kadin bir daha suratima bakmadi...
Bu arada kocam nerde diye 11987 kere sordum, guzel gozlu anestezistime, tamam simdi geliyor cevabindan baska bir sey hatirlamiyorum...Bacaklarimi goruyorum dedim doktora , ameliyat masasinin uzerindeki uzay gemisine benzeyen bol ampullu lambadan...Ardindan dahada buyuk bir perde ile kapadilar goruntuyu, tekrar soruyorum dedim 11989. kere KOCAM NEREDE, NAPTINIZ ONA? Derken Rey girdi iceri ama ben tasikardi geciriyordum, kalbime bagli makineden uzun biippppler duymaya basladim, dedimki ben nefes alamiyorum...alam...ala..a.....
10 dakika sonra kendime gelmistim, burnuma alkollu bir sey tikmislardi, Reyin 3 parmagina morartircasina yapismistim...O sirada mor bir sey gordum, sari sacli, Rey otomatikman birakti beni, oglumuza kostu, biraz ilerimizde duran bebek unitesinde minik sesi ile hapsirip, tiksiriyordu...Sonra yavas yavas rengi pembe beyaz oldu, sesi gurlesti, bana benziyordu, tipatip bana hemde, sasirmistim, hala da saskinim, bazen kendimi emziriyormusum gibi geliyor...
O gun bugundur hayatimiz 360 derece degisti, ucumuzde agliyoruz, biz ikimiz tuhaf bir ask duygusundan, Baby J ise ya acliktan, ya poklu bezden, yada gene acliktan...
Biz baska bir asik olduk birbirimize, bide oglumuza...

Jan 18, 2011

Saklambac


Biz boyle iyiydik,
Sen icerde, ben disarda, saklambac oynarken!!!
Ben biraz korktum sanki, ya sen, cok cesursun...

Dec 26, 2010

Bir Kis Gunu Icimdeki Sessizlik...


Christmas derken bu sabah uyandigimda oda bitti...Bir kargasa, suregeldi Edmonton'da ve tabiki dunyanin bir cok yerinde. Alinacak hediyeler, kurulacak sofralar, pisecek hindiler. Birden bitiverdi curcuna, sehir sessizdi bir kac saatliginede olsa...
Simdi ise guzel bir Turk kahvaltisinin ardindan, ince belli bardakta keyif cayimi yudumlarken annem geldi aklima...Biz annemle keyif cayi, keyif kahvesi icerdik'hadi bitane daha' diyerek o sonu gelmesin istedigim sohbetlerimizin hatrina kimbilir kac demlik cay bitirmisizdir...Bugun Rey ile keyif cayi yaptik biraz, inatla Turklestirmeye calistigim hayat ortagim. Oda keyif aliyor, tabi aldigi 40 lbs, icin hayiflanmiyorda degil, sirf Turk yemeklerim yuzunden. Olsun saglik olsunda, gerisi onemli degil...
Bugun icim bir buruk nedense...Aslinda nedenini biliyorumda sozlere dokmek sanki biraz zor geliyor. Melegimi okuyorum, Aslimla konusuyorum, Sevi hasta(sadece grip), Can-Ozan-Sertan herkez gibi hayat mucadelesinde.Basak ogul buyutuyor...Meltem den uzun zamandir ses yok...Ben....Ben ise bu saydiklarimi yanimda istiyorum su siralar dahada yogun...Hormonlarimdan olsa gerek...Ha birde buradaki sahte TURK dostluklarindan olabilir...Hayatimin geri kalani Canadali, sikayetim yok, cunku saygi cok...Ama dedimya bu aralar paylasmak istiyorum oldugunca yogun...Melegin gobisime elini koyup oglunu hissetmesini mesela, Aslinin bana ayva cekirdigi kaynatmasini, hatta moda'da birer cay icmek...Gundogan sahilde icime oksiyen ve iyot cekmek...Her gordugum kisiden selam alip selam vermek... Sonra sobanin yanibasina kurulup kedi misali mirlamak...Bir sigara pufurdetmek (birakali 8 ay olmus...)
Ne bilim, dogum oncesi depresyonmu bu acaba....Hayatimda hic durmak istemedim ben, hep kosmak istedim, arada sakince dinlenmek sonrada yeniden kosmak...Simdi durdumya, durmak yaramadi sanki...Beklemek, hele beklemek, bilenler bilir bekleyemem ben...Simdi ise zoraki bir bekleyis icimde..Ha bugun ha yarin, biraz heyecan, biraz korku(canim tatlidirda biraz), biraz endise (nasil bakicam, nasil buyutucem, sagliklimi, nefes aliyormu) derken, kendimi disarida atamamanin sikintisiyla doldum tastim heralde...nereye atiyorum disarisi 1 metre kar, - dereceler, yollar kaygan, onceden takarmiydim yok asla....Simdi annelik icgudusu var icimde "Ya bisey olursa"...hic tatmadigim, hic yasamadigim bir duygu bu iste, klavuzum yok, varda turkce meali yok...Hani bir bilinmeze kosarkenki urkek ayak izlerim var...Hadi bakalim hayrilisi....