Hamile kaldigim andan itiraben, okumadigim kitap, arastirmadigim web sayfasi, konusmadigim tecrubeli anne kalmadi...Hamileligim sirasinda bebek hergun ne kadar milimetre buyur, ne hisseder, dna'si ne der falan fismekan, arastirdim durdum...
Dogumdan sonra sikca isittigim tek sey ise " e bu cocuk klavuzla gelmiyorki, ogreneceksin" oldu...
Hayir arkadasim ben klavuz istiyorum, is-ti-yo-rum...Iste bu kadar, hatta DOGUMDAN SONRA BEBEKLER ICIN KULLANIM KLAVUZU diye bir kitap cikarticam, hatta tum anneler bulusup ortak bir blog acip, klavuzluk deneyimleri oraya toplamali diye bir fikir var icimde...Hani her bebek ayni degil ya, bir suru anneden bir suru degisik bebek turunden ortaya cikan deneyimler..Nasil iyi fikir dimi...
Dedim ya elimde klavuz olsaydi keske...
Ben nebilim bebek aglarsa kucaga alinir, altina bakilir, gazi cikartilir, terlimi usudumu diye bakilir beslenir, sonra cocuk gene yatar....gibi bir donence soz konusu diye dusunuyordum...Ama evdeki hesap carsiya uymadi, ben cocugun memede uyumasina izin verdim, ne bilim cocuk memede uyur sandim, meger emzirdikten sonra uyanikta olsa yerine yatirmaliymis insan, su anda sigara tiryakisinden hallice, memeye bagli 4 ayi doldurmus bir oglum var...Geceleri basi tutup bin kere kalkip meme isteyen bir ahlaksiz(bu benim sevgi sozcugum)..
Bana o olmayan klavuzda denseydi eger binbir cesit ebeveynlik var, ona gore nasil bir ebeveyn olucam diye secerdim....Amma simdi teadufen dogal ebeveynligi secmisimde haberim yok...Uzerine, forumlar, tartismalar, karsi gorusler, kitaplar, seminerler, egitimler yapilmis bu Attachment Parenting hakkinda...Cok teredutluydum ve belkide hala oyleyim taki Asli Tur'un blogunu okuyana kadar. Icime biraz su serpildi, o kadar yuregi oksar bir sekilde yazmiski yaptigimin kotu olmadigi hissini verdi bana, ki Emziren Anneler grubundan sevgili Sureyya'nin tavsiyesine de uymustum bu ise baslamadan...
Ben bir ise falanda baslamamistim aslinda, caresizdim 'uyku' konusunda, buldugum cozum megerse AP likmis...Gerci bunun ne kadar dogru oldugunuda bilemiyorum...
Merak ettiniz dimi ne yapiyorum diye, evet ben oglumla yatiyorum, her gece emzirerek memede uyutuyorum - aglatarak yorgun ve bitap dusmesine sebep olarak uyutma yontemini secmedim- huzurla, mutluluk sesleri cikartarak uykuya daliyor oglum, ha bu bagimlilik yapti tabi bu ayri bir konu...Sonra gece 1 sularinda uyaniyor ama acliktan ama aliskanliktan meme ariyor, besikten aliyorum hooppppp benle birlikte yataga, o emiyor, birakiyor, memeyi yastik seklinde kullaniyor, burnunu sokuyor, sirtini donuyor, kendince takiliyor sabaha kadar, bazen karanlikta memeyi bulamayinca mizirdaniyor o kadar...
Bu ise nasilmi basladim, isteyerek olmadi, benim uykusuzluga hic alisik olmayan, hatta uyumayinca hasta olan, ise gitmekte zorlanan bir hayat arkadasim var...Ve ben kadinlik ic gudumle ve ayrica oglum bebecikken zaten emzirmek gerekliliginden kendim kalkiyordum, mizirdandikca....Derken koca salonda yatar oldu ve ben geceleri yardimsiz bir sekilde atlatir oldum ama bir muddet sonra bitap dustugumu anladim, hatta bu yorgunluk beni post-partum depresyona kadar surukledi, taaa ki bir aksam oglumu yataga yanima alip emzirmeye baslayana kadar...Ben isin kolayina kactim, oda memenin surekli burnunun ucunda olmasinin sarhosluguna kapildi, ikimizde alistik, hemde cooookkkk alistik...
Simdi bu durum bebelere ozguven, anne-baba'ya guven ve mutlu cocuk sonuclarini dogursada peki sorarim size anne-baba iliskisi nasil devam edecek...Ben bu durumdan simdilik cok mutluysam da yarin obur gun, esimden homurtular duymaya baslayacagimdan eminim...Bugun ugrayan patronumun esi Zohra, kizi Maya'nin 3 yasina kadar onlarla birlikte yattigini cunku daha bebekken geceleri yatakta emzirmeye alistirdigini soyleyice dumura ugradim. Tamam her cocuk ayni degil ama Baby J'in beni birakacagini pek sanmiyorum, e ben cocugumu 'birak aglasin' seklinde aglatamadigimdan tesadufen Attachment Parenting(dogal ebeveynlik) yolunu secmis oluyorum...
Acaba dogrumu yapiyorum?
May 25, 2011
Tesadufen Attachment Parenting (dogal ebeveynlik)
Posted by Mecda at Wednesday, May 25, 2011 3 comments
Labels: 4.ay, annelik, Attachment Parenting(dogal ebeveynlik), baba, baby j, buyumek, mecdaca, uyku
May 23, 2011
Anne, baba ve cocuk...
Erkekler ile kadinlar arasindaki fark, bence cocuk yetismede de ortaya cikiyor...Bu konuda bir arastirma yapmadim yada herhangi bir uzmanla gorusmedim ama yasadiklarim her iki ebeveyin ne kadar ayri uc noktalarda takildiklari...Tabi roller degisebilirde ama bizim evde asagida anlatacagim gibi durumlar..Buda bazen canimi sikmiyor degil yani...
Kadin:Askim cocuk tv seyrederek uyumamali...
Adam:Biliyorum sadece bu aksam...
Kadin:Offffff...
KadinAskim oglanin altina baktinmi?
Adam:Yooooooo...
Kadin:Eeeeeeee...
Kadin:Askim cocuk seninle o diziyi seyretmek istemiyor hatta TV acik bile olmamali...
Adam:Haaa Tamam...Pardon Ne dedin hayatim?
Kadin:Offffff....
Kadin:Askim yatakta donup durma cocugu uyandiriyorsun...
Adam:Banane burasi benim yatagim...(tabi bu saka)
Kadin:Askim cocuk agliyor, senin kucaginda agliyor...
Adam:E aglasin, aglamak iyidir...
Kadin:Offf...
Bu arada cocugu kucagina alirsin iki hoppidi bir pis pis cocuk susar.
Adam:Aaaaaa bende yaptim aynisi ama susmadi...
Ha birde senin sinirlerin yipranmistir ve acilmayan su sisesinin kapagina kufredersin, karsilastigin durum ise sana deli muamelesi yapilmasi olur 'ben bugun cocugu senden uzak tutucam'...Ha oylemi ne yediriceksin cocuga?...Bulurum ben birseyler...Bu arada cocuk 3 ayliktir, sanki dolaptan yogurt cikartip sulandirip cocuga verecek...
Neyse bunlar yasadigim, o an sinir bozucu ama simdi yuzumde gulumseme birakan komik bir kac tatli ani...
Ama sanirim anne genelde tum sorumlulugu ustleniyor, baba calisip eve para getiriyor diye her turlu zorlu andan siyrilip cikiyor...Ha bu Turkiye de de boyle Patagonya da da boyle, Kanada da boyle...
Sonuc: Asigim, hayatimdaki her iki adamada asigim...
Posted by Mecda at Monday, May 23, 2011 1 comments
Mar 12, 2010
Bircok giden memnunki yerinden, cok seneler gecti, donen yok seferinden!


Canim Babam
Sen bilmezsin sensizligi, hem senle olmak istemek hemde istememek...Hircinliginin icindeki o iyi kalbini, sevkatini, yardim severligini, coskun denizler gibi cilgin sevmelerini kimse bilmez bir ben bilirim.Belki annem bile cozemedi seni benim seni cozdugum kadar...Ben Amerikaya giderken yuzumu iki elinin icine alip 'benim basimi egriderecek bir sey yapma yeter' dedigin gun hala dun gibi gozlerimin onunde..Ben asla senin basini yere egdirmedim baba, ben hep senin gurur duydugunum, hep gozlerinin icindeki pariltiyim, hep kalbinin icindeki sonsuz gizli sevgiyim.Sen ise benim hep ordada burdada balkondan baktigimda eve gelen bana el sallayan babamsin, yemegimdeki tuz, hayatimdaki kurallarim, hircinligimsin hatta ayak bas parmagimsin.Ben seninle basardim sensiz gecen 10 yilimi, her uyandigimda her basimi yastiga koydugumda, her ruyamda sen benle ben senleyim. Olsun canin sagolsun, ben seni beni biraktigin 11 mart sabahindaki resminle degil, kucucukken basimi gogsune koyup uyudugum resimle hatirliyorum hep.Hafta sonlari Masukiyedeki evine gelirken otobusun camindan seni balkonda gorup bana el salladigin zamandaki resimle hatirliyorum,ben seni ramazan sahurlarindaki kizarmis ekmek kokusuyla, anlattigin hikayelerle hatirliyorum, ben seni bana verdigin cesaretle hatirliyorum, ben seni hayal kirikliklarimda sirtimi sivazlamanla hatirliyorum, tipki bu dunyadan giderken sirtimi sivazladigin gibi.Ben seni cok seviyorum Babam, rahat uyu, bilki kizin cok mutlu ve senin cizdigin yoldan ilerliyor.Melekler seninle olsun...
Biricik kizin
Mecdan...
Posted by Mecda at Friday, March 12, 2010 2 comments
