
Sevgili grubum Emziren Anneler'in arsivinde kitap tavsiyeleri bulmustum...Ve hic gec kalmadan internetten siparislerini verdim.
Ben ayni anda 4 kitap birden okuyabilen birisiydim, simdide dordune birden basladim, gerci kitaplar bilgi kapsamli olduklari icin 4 degil 12 tanesine birden baslayabilir insan diye dusunuyorum...Dar alanlarda kisa kisa okumalar halinde kaynak kitaplarimdan yararlanicam...
Takip edenler biliyordur ki benim kafamdaki soru isareti UYKU problemimiz, su anda birlikte yattigim ve cok keyif aldigim sevgili oglumla ortalama 3 sene daha birlikte yatmak istiyormuyum? Iste buna daha karar veremedim, ondan ote, bu cocugun deliksiz bir gece uykusu olursa gunduzleri daha mutlu bir bebek olur diye dusunuyorum.Aslinda o memesi ile cok mutlu, arada uyandiginda hayalini kurdugu seyin burnunun ucunda olmasi onu cok mutlu bir uykuya tekrar daldiriyordur ancak anne bu isten ne kadar mutlu bilemiyoruz...Daha cok yeni basladigim halde onerebilecegim bir kitap, ben cok sevdim, sanki bana uygun gibi, kitabi bitirip eger denemeler yaparsam sizleride haberdar ederim...Kitabin adi the no-cry sleep solution, yazari Elizabeth Pantley.
Ikinci kitabim ise, The Baby's Table. Kitapta, yemek tariflerinin yani sira hangi ayda hangi yemekleri yada sebze, meyveleri verebiliriz ona gore kategorize etmis yazar. Kanada ve Turk yedirme sisteminin arasinda sikismis kalmis birisi olarak bana cok iyi bir rehber olucak.
Bir diger kitap ise Raising our Children, Raising ourselves, yazari Naomi Aldort. Bu kaynagi neden edindigimi soracak olursaniz cevabim kultur farki olacaktir. Esimin El Salvador dogumlu Kanada'da yetismis biri oldugunu tekrar belirteyim.Simdi duruma bakarsak eger Latin kokenli bir kanadali ile Turk kulturunu harmanlarsak arada catistigimiz noktalar da cikiyor tabii...Bu catisma sirasinda elimizin altinda bir kaynak olsun istedim ve kitabin sadece onsozunu okuyabildim, yorumum ilerki zamanlarda olucaktir.
Bir diger kitap ise The five love languages of children.Bu kitabin bu versiyonunu okuyupta tavsiyeleri uygulayinca hayatimin olumlu yonde ne kadar cok degistigini anlatamam, o yuzden heyecanla okumayi bekliyorum.
Son olarakta Baby J'in sadece anne sutu ile yavas kilo aliminin ortaya cikmasindan sonra hemsirenin bana onerdigi kitabi, cocuklarini emziren yada formula ile besleyen tum annelere tavsiye ediyorum. Making More Milk, yazari Diana West. Bu kitap daha cok nasil sut uretirim ile birlikte, daha cok nasil besleyebilirim ve kilo alimini saglayabilirim yonunde.
Hepsinden yavas yavas faydalanmaya basladim, sonuc yorumlarimi daha sonra sizlerle paylasacagim...
Jun 4, 2011
Yeni Kitaplarim
Posted by Mecda at Saturday, June 04, 2011 2 comments
May 17, 2011
Bahar gelmisken....

Sabah iki goz gozumun icine bakiyor, daha yesil degil, kahverengide degil, ikisinin arasinda bir renk, oyle hinzir bakiyorki, bugun senin canina okuyacagim gene, ama once biraz sirinlik yapayim der gibi bakiyor iki elini birbirine kavusturmus, tavandaki 4 kanadi olan fani izliyor...Sonra dissiz agzi ile kocaman bir gulus patlatiyor...Gozumden uyku akiyor, ah ne olur biraz daha uyusa diye geciriyorum icimden, yok olmaz der gibi minik bir el yuzume dokunuyor, hadi kalkalim der gibi...
Dayanmak ne kelime o guzel iki gozun mutlu mesut bakmasina, once koklayarak girisiyorum kendisine, sonra hasinlesip mincikliyorum, hatta her yerini guzelce bir opuyorum, kikirdiyor....
Uyuyunca ozlersin dediler, inanmadim ilk 3 ay, uyusada kendime zaman kalsa diye gecirdim icimden...Simdi ise koynunda gecirecegim zamani bekliyorum, nasilsa birazdan meme isteyecek...
Daha sosyal olmaya basladik oglumla, sali gunleri yerel anneler klubune gidiyoruz, bizden baska yaslari iki ay ila bes ay arasi degisen 10 anne ve bebek daha var...Hayati, tecrubelerimizi paylasiyoruz, basimizda bir uzman ondan destek ve ip uclari aliyoruz...Issiz hayatimiza biraz renk geldi anliyacaginiz...
Persembe gunleri terapi gunu, artik depresyonlu hissetmiyorum, iyilestimde demiyorum, cunku zaman zaman yokladigini hissediyorum, ozellikle kaybetme duygusu ile basa cikmakta zorlaniyorum...Terapiden bir arkadasimiz oldu, anne Kim bebek Rachel, Baby J den 1 ay buyuk, damak problemi ile dogmus, haziranda ameliyat olucak, oglumun en yakin arkadasi...Carsamba onlarla bulusuyoruz...Yoga'ya bu ay baslayamadik cunku anneler klubu ile zamanlari cakisti, olsun onumuzdeki ay insallah...
Oglumu cigliklarla, heyyooooooo larla, yeeyyyyyyy lerle buyuttugumden olsa gerek, ciglik atmasini ogrendi....Once kocaman bir ciglik geliyor arkasindan annesi gibi yuksek sesle konusma eylemleri, cok hosuma gidiyor, beni taklit ediyor ya....
Ellerinden tutup ayaga kalkmaya bayiliyor, bana yuksekten bakinca sevinc cigliklari yukseliyor, bayiliyorum...Oglen uykusuna yuksek sesli muzikle dans ederek dalmasina da bayiliyorum...Kucagimda uyuyakalinca arada sirada hala ordamiyim diye beni yoklamasina da bayiliyorum, ha birde elini elimin ustune koyup beni sevmesine de bayiliyorum...
Su depresyondan cikipta oglumun tum yaptiklarini gozlemleyebilmek kadar tadina doyum olmayan birsey yokmus...
Bugun piknige gittik, Baby J in ilk piknigi, parlak gunes isigi, hafiften urperten ruzgar ve sivrisinekler oglumun canini sikmayi basaramadi...Biz yerken oda eglendi etrafta gordugu, kazlara, kugulara, ac martilara bakarak, hatta kosusturan bebeleri seyrederek...
Anliyacaginiz, artik oglumla sokaga da cikabildigimize gore degmeyin benim keyfime...
May 3, 2011
Anne(m) olmak...
Hayat zorlasir bazen, ustune ustune gelir, banada oluyor tabii olmuyor degil...Anne olmak kolay zanaat degil, kendini otelemek, ya geri ya ileri, bulamamak o hayat karmasasinda, hatta unutmak...
Neydim, nelerden hoslanirdim, nerelere giderdim, ne hayallerim vardi, gec arkadasim bunlari, oyle hayal mayal kalmadi kendinle ilgili, pirinc tanen rahme dustugunden beri, sen yoksun artik, tum hayallerin, gelecek planlarin, arzularin, birikmislerin, birikimlerin artik onlarin sahibi o minik pirinc tanesi...Varsin olsun...Cunku artik o pirinc tanen senin yasam kaynagin...
Tek luksun cikolatadir bundan gayri (benim icin)...Oda kendimi bir sekilde enerji veriyor, sut yapiyor diye kandirarak yaptigim en tatli kacamak...Bugun aksam oldugunda ogle yemegini atlamis oldugumu anladim, sira aksam yemegindeydi, sagolsun kocam tavuksal bir yemek siparisi vererek yemek pisirme isinden kurtardi beni...Ama Baby J'in banyosu, masaji, saci, bezi, odasi vs.vs.vs derken aksam yemeginide gecistirirken buldum kendimi, sonra bir oturusta neredeyse yarim tavuk yiyecektim ki gunluk sagilan sutumun pirinc taneme yetmedigini, daha fazla daha fazla ciyaklamarini duyar duymaz anladim, acligimi bir kenara itip, emzirmeye basladim...
Simdi babasi uyutuyorda bende iki satir sizlerle paylasiyorum.
Annem olmak dedim ya baslikta...Annem olmak zormus...Anneligimi seninle kiyasladim, olmadi, sana yetisemedim, sabrina asla yetisemem, sevkati zaten senden almisim Annem,o minik gozlerde seni gormek her gun her dakika, seni ogretiyor bana...Dikis ignelerinin parmaklarinda actigi delikleri hatirlatiyor, hergun oksadigim kusursuz parmaklar, olsaydin diyorum, olsaydin kuytumda, kuytumuzda, koklasaydin pirinc tanemi, bizde seni icimize cekseydik doya doya...Sana birakip kendimi, oglumu, bulmaya gitseydim kaybettigim beni...Sizi gorseydim, yasayamadigin torun sevgini, bir elinde cigaran, bir elinde pirinc tanem, parka giderken seyretseydim sizi arkanizdan...Kalbim pir pir olmazdi, sen varsinya beni de, bizi de sen korurdun nasil olsa...Soyle bir biraksaydim kendimi sana, kollarina, ve hayata...
Annem olmak, cok zor...Anne olmaktan da zor...
Anneler gunun kutlu olsun manolya kokulum... 
ps:gecmisimde bir HAYVAN vardi, annemin butun resimlerini yedi, elimde kalan bir kac fotosu bunlar, temcit pilavi gibi ayni resimleri koyuyorum annem soz konusu olunca ama napim elimde kalanlar bunlar...
Posted by Mecda at Tuesday, May 03, 2011 2 comments
Labels: annelik, bebek, hayat, mecdaca, mutluluk, oglum, ozlem
Apr 28, 2011
Post-Natal Yoga

Evet evet, hareket etmek lazim. bugun yaptirdim kaydimi, Post Natal Yoga'ya...Oglumla yoganin tadini cikarticaz 6 hafta, 16 mayis'ta basliyoruz.
Post partum depresyondan yavas yavas kurtulurken kendimi metazori bir seylere birakmanin zamani geldi diye dusundum kaydimizi yaptirirken.Disari cikmaya korktugum icin bebekle, kukuman kusu gibi dort duvar icine tikilmisken, her persembe oglumla gittigim grup terapi, 2 ay sonra onunla dirasi cikabilirim artik guvenini sagladi...Hatta Rey pazartesi aksami, bizi restorant'a goturdu, zorla hemde...Ben ya aglarsa, ya durmazsa krizim yuzumden ona dairy queen yada burger king gibi bir yere gitmeyi onermis iken ani bir manevra ile kendimizi, ortadan hallice guzellikte, sik bir restaurantta bulduk...
Ben: ama ama hamburgercide aglasada kimse yadirgamaz, ayiplamaz, ya burada ne olucak?
Rey: Bisey olmaz, yuru hadi...
Ben: ama ama ama cok korkuyorum (hatta titriyorum)(depresyon kaynakli)
Rey: 3 kisilik bir masa lutfen?
Menuye bakmadim bile orda bir fettucini yazisi gordum tamam tamam bu olsun dedim...Baby J babasinin kucaginda, bana bakip gulucukler atiyor...Rey iki saat ne yemesi gerektigini dusundu, aman allahim cildiricam, sec iste adam, ye bisey hemen kalkip gidelim...Bak basliyacak aglamaya diye geciriyorum icimden...Baby J hala yuzume gulucukler atiyor, ve o kocaman merakli gozlerle etraftaki renkli isiklara bakiyor...
Ve sonuc olarak guzel bir aksam yemegi yedik ucumuz, ilk defa ucumuz...Gerci ben fazla stresten o sectigim kocaman tabak sonradan ogrendigim Jambalaya Fettucini'yi yiyemeden paket yaptirdim...
Ve sevgili kocamin da bana verdigi cesaretten kaynakli yogaya kaydimizi yaptirdim...Hem orda Baby j gibi bircok bebek olucak...
Dedimya hayat baby J'li daha bir anlamli...Bide sey, hersey onun icin...Neden sadece kendim icin yoga'ya gitmedigimi sormayin sakin...Her persembe psikolok "Bu hafta kendin icin ne yaptin" diye homkururken ben gene oglumu dusundum...Ben yok daha simdilik....
Posted by Mecda at Thursday, April 28, 2011 0 comments
Apr 21, 2011
Buyumek

Hayat daha mi bir guzellesti ne?
3. ayimizi bitirdik, zordu ama ne cabuk gecti...
Gozumuz acildi artik, baska insanlara tepki vermeye basladik, babamizi karsilamaya basladik, dissiz agzimizla kocaman salyali bir gulucuk vermeye basladik aksamlari babamiza...Banyo yaparken ayaklarimizi sapirdatmaya basladik, eglenmeye basladik yani anliyacaginiz...Bide baby einstein cd lerimiz varki degmeyin keyfimize, eh annede biraz keyiflenir bu arada, iki elide bosa cikar, bir 15 dakika olsada...
Depresyondan yavas yavas kurtulmaya basladim, disarda hava gunluk guneslik, sabahlari koynumda dogan gunes daha da parlak, kocaman bir siritmayla gunesli gune baslamak, degmeyin tadimiza yani...
Hayat daha bir guzel seninle, daha bir anlamli, daha bir sevgi ask dolu...Gozlerindeki merkali bakislar, anneye yapilan cilveler herseyden daha balli kaymakli...
Seni seviyorum OGLUM...Bu ne guzel bir cumledir...Kocaman bir AGU....Seni seviyorum annecim der bana...Dunyalar benim olur...Bu kadarmi guzel hisseder bir kadin, hic bir seyin icine sigmasamda, sen gectin benden o yuzden gocunmuyorum...Daha bir kadin oldum annelige seninle adim atarken,daha balli sutler yapmak icin yemedigim kadar faydali sey yiyorum, hersey senin icin...Bahar gozlum canim OGLUM...Iyiki dogurmusum seni, iyiki o cift kirmizi isareti gormusum, pirinc tanem...Sen benim en buyuk sansim, babanda senden sonraya dustu artik ne yapalim...Gecmesin bu gunler, hep takili kalalim 21 nisan'a...Buyume sen hep burnunu boynuma sok uyurken, hep dans edelim seni uyutmak icin, hep koklasalim, hep dokunalim birbirimize, hep senin gozlerinle gune baslayayim...
Posted by Mecda at Thursday, April 21, 2011 1 comments
Feb 13, 2011
neler oluyor...
Yorgunum, bazen duzgun dusunemiyorum..kafam bulanik...acim...susuzum...tek elle is gormeyi ogreniyorum...zaman zaman sinir sistemim cokuyor...goz kapaklarim agirlasiyor...iki sut makinem surekli islem basinda...surekli disarda, ne zaman icerde sakli yerlerine donecekler...beynim zonkluyor...ask doluyum..ogluma kocama tutkuluyum...bahar gelsin istiyorum...surekli emzirme pozisyonundan popom aciyor...Tyroidlerim azmis durumda yada hic azmamis durumda, hic calismadigi icin herkezin yoruldugundan dahada fazla yoruluyorum, yataktan sirilsiklam(abartmiyorum) kalkiyorum, basim donuyor, ilaclarim ancak dun geldi, bugun yeniden basladim,iki haftami alir normale donmem...Belkide baby blue larim bu yuzdendir...yoksa postpartum depresyonunami giriyorum, bir bu depresyon eksikti...yemek yapamiyorum, atistirmaktan nefret ederim...ne zaman aile soframiza geri donebilecegiz...yorgunum...beynim durdu...sokaga cikmaya bir arkadasi ziyarete gitmeye korkar oldum...ya aglarsa sokaklarda mahvolum diye...simdilik bizim mahallede yuruyerek stres atiyoruz, daha ne kadar surer bilinmez hava arti 5 idi son bir kac gundur, yuruduk, eksiler yoldami onu bile bilmiyorum...ama bir gulucuk yandan carkli butun herseye degiyor...
Posted by Mecda at Sunday, February 13, 2011 1 comments
